Eski yıllarda IQ testleri çok popülerdi.Test sonucu yüksek çıkanlar gururla puanlarını ilan eder, puanı daha düşük olanlar ise hafif bir eziklikle sessizce ortamdan uzaklaşırdı. IQ(Intelligence Quotient/Zihinsel Zeka) zihinsel, analitik, matematiksel beceriler ile ilgiliyken, çevremizdeki bazı yüksek IQ’luların arkadaşlarıyla yakın veya dengeli ilişkiler kurmakta ve ekip olarak çalışmakta zorlandığına da şahit olurduk.
Bunun neden böyle olduğunu 1990’lı yıllarda hayatımıza EQ(Emotional Quotient/Duygusal Zeka)’nun girmesiyle daha iyi anladık. O çok arkadaşlı,herkesle iyi ve sağlıklı bir ilişkisi olan, iki üç kişiyi bir araya getirerek proje sonuçlandıran matematiği kötü olan çocuğun da Duygusal Zeka’sının yüksek olduğu gerçeğiyle yüzleştik.
Literatüre 1920’de girmesine rağmen daha geç maruz kaldığımız SQ (Spiritual Quotient/Ruhsal Zeka) ile birlikte de zeka dediğimiz şeyin aslında çok soyut ve karmaşık bir yapıda olduğunu ve insanların zeka seviyesinin tek bir test ile ölçülemez olduğunu daha iyi anladık.
Uzmanlar, IQ–EQ–SQ kavramlarının ortaya çıkışının toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik değişimleriyle bağlantılı olduğunu vurgular.
Tarım toplumundan bilgi toplumuna geçişte IQ önem kazanırken, iş dünyasının insan ilişkilerine dayalı yapıya dönüşmesiyle EQ öne çıktı.
Bugün ise postmodern çağın anlam arayışı içinde, IQ ve EQ’nun eksik kaldığı noktada SQ Ruhsal Zeka‘ya sarıldık.
Zohar, Ruhsal Zekayı dokuz temel özellikle tanımlar. Bu özellikler bireyin öz farkındalığını, ilişkilerindeki derinliği, anlam arayışını ve olumsuzu dönüştürme kapasitesini içerir. Ayrıca liderlerin ekiplerini etkili şekilde teşvik edebilmesi için ekiplerin ruh halini ve ruhsal ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini vurgular. “Teşvik etmek” anlamına gelen encourage kelimesinin kökeninin “kalp” anlamındaki cor olması ise sevgi ve kalp bağlantısını hatırlatır.
Zohar’a göre ruhsal zekanın
9 temel özelliği:
1. Özbilinç: Kendini tanıma yeteneği.
2. Kendiliğindenlik: Alışkanlıkların ve önyargıların dışında düşünme ve hareket edebilme yeteneği.
3. Bütüncülük: Bir bütünün parçası olma duyarlılığı.
4. Şefkat: Farklı düşüncede olanlara karşı da aynı insancıl hisleri beslemek.
5. Farklılıkları Kutlamak: Farklı insanları, yaşam biçimlerini ve çeşitliliği takdir etmek.
6. Alan Bağımsızlığı: Popüler olmamaya yol açsa da kalabalığa karşı durabilme yeteneği.
7. Kökten Sorgulama Eğilimi: Her şeyin köküne inerek anlama isteği.
8. Yeniden Tasarlama Yeteneği: Başarısızlıklardan ders alma ve problemleri fırsata dönüştürme becerisi.
9. Alçakgönüllülük: Kişinin kendisine, yaşama ve kendisine katkı sağlayanlara karşı derin bir minnettarlık hissi.

Yaratıcılık
zekanın eğlenmesidir
Albert Einstein