İnsanın başarılı olmasına rağmen kendini yeterli hissetmemesi, başarılarına sahip çıkıp içselleştirmek yerine bunun bir şans veya tesadüf eseri olduğunu düşünerek bir gün aslında yetersiz olduğunun ortaya çıkacağına dair de korku duyduğu bir sendromdur.

Bu sendromu kadınlar daha çok yaşamakta.Bunun sebebinin de çoğu zaman toplumsal beklentiler olduğu bilinen bir gerçek. Başarıların daha çok sorgulanması, hata yapma payının daha az olması ve normatif liderlik ölçütleri kadınların yetkinliğini göstermekten çok
yetkin olduğunu kanıtlama çabasına dönüşebiliyor.
Yani bu sendrom çoğu zaman
kapasite eksikliği ile ilgili değil algısal bir durum sonucu ortaya çıkıyor.

Bu sendromla baş edebilmek için öncelikle durumun farkına varılması değerlidir.
Başarıların tesedüfe değil verilen emeğin sonucu olduğunu,
Başarıları görünür kılmakta çekinecek hiçbir şey olmadığını unutmadan sahiplenmeyi hatırlamak bu negatif döngüyü kırabilecek ilk adımlar olarak düşünebilinirken, başarıyı yorumlama şeklimize de yeniden bakmak yeni bir perspektif getirecektir