Home YaşamPolitik Yorgunluk

Politik Yorgunluk

Politik Yorgunluk

by Diji Hal

Her sabah uyandığınızda yerelde veya globalde bir kriz, sıklıkla da bir skandal var. Sosyal medya sürekli bir şeye öfkeleniyor, bir şey için harekete geçiyor, bir şeyi protesto ediyor.

Bir taraftan ister istemez bunları takip etmeye çalışırken bir noktada “artık takip edemiyorum” aşamasına da gelinebiliyor. Takip etmemek veya edememek bir eksiklik mi yoksa beynin sağlıklı bir sınır koyması mı?
Politik yorgunluk umursamazlıktan değil, kapasitenin sınırına ulaşmaktan geliyor

Beyin evrimsel olarak yakın çevresindeki tehditleri takip etmek için gelişmiş bir organ. Çok az sayıda insanın yaşadığı eski çağlarda yakın çevredeki tehditleri takip etmek insan beyni için çok daha kolaydı. Bugün ise dünyanın dört bir yanından gelen krizler, felaketler, skandallar anında ekranımıza düşüyor. Beyin hepsine tepki vermeye çalışıyor ancak bunun imkansız bir yük olduğunu da bilmek gerekiyor.


Apolitik mi, Yorgun mu?

Politik konulardan uzaklaşan herkesi ‘umursamaz’ saymak işin en kolay tarafı. Öte yandan çoğunluğun umursamazlıktan mı yoksa yorgunluktan mı geri çekildiğine iyice bakmak da gerekiyor. Apolitik kalmak bir tercih iken, yorgunluktan çekilmek ise bir tepki olabilir mi? Bu bir tepki ise , bu tepkinin siyasi sonuçları arasında her anlamda siyasete katılımın ve politik konulara ilginin azalması olabilir mi?

Seçici Katılım

Politik konulardan tamamen çekilmek bir çözüm değil. Ancak her krize eşit enerji vermek de sürdürülebilir değil. Ortadaki yol/alternatif ise “seçici ve kasıtlı katılım” olabilir.
Neyin sizin için gerçekten önemli olduğunu belirlemek, oraya enerji vermek, geri kalanı bilinçli olarak bırakmak yani kaçmak yerine önceliklendirmek de bir tercih.
Ancak bunu yapmak göründüğü kadar kolay değil çünkü insan beyni bilişsel enerjisini korumak için alışkanlık ve otomatik tepkiyle çalışmayı tercih eder . Yani ya her şeye refleks olarak tepki vermek ister, ya da tamamen kapanmak. Çünkü her ikisi de düşünmeden gerçekleştirebileceği faaliyetlerdir.Seçici ve kasıtlı katılım yoluna gitmek ise bir çabayı gerektir. Durmak, seçmek ve bilinçli karar vermek yani ekstra enerji kullanmak ek çaba sarfetmeyi gerektirir. Esas farkındalık ise tam da bu otomatik akışı fark edip yönünü değiştirebilme becerisidir.

Related Videos

Leave a Comment

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00