Cambridge Dictionary yılın kelimesi olarak “Parasosyal”ı seçince birçok insan önce anlamadı, anlayınca da özelde benimsedi. Çünkü bu kelime günlük hayatımızda uygulamada zaten vardı, ancak isim koyamıyorduk. Uygulamada parasosyaliz derken, bunun, bilerek değil aslında refleks olarak hemen her gün tekerrür eden bir ruh hali olduğunu fark ettik. Bir ünlünün paylaştığı videoya bakarken içimizde oluşan o garip yakınlık hissi sosyal medyanın en yaygın yan etkilerinden biri haline geldi. Herkes ekranın diğer ucundaki birini az çok tanıyormuş gibi hissediyor. Bu durum bazen komik, bazen tatlı, bazen de düşündürücü bir hal alıyor. Bu hissiyat gerçekten öyle olduğuna inanmaya kadar gidiyor bazen.
Benzerleri çok ama güncel popüler bir gündemden hareket edersek, Taylor Swift ve Travis Kelce’nin ilişkisi buna iyi bir örnek. İnsanlar bu hikayeye kendi arkadaşlarının aşkıymış gibi ilgi gösterdi. Lily Allen’ın albümünde özel hayatını anlatması da benzer bir merak dalgası yarattı. Podcast sunucularının samimi konuşmaları ise birçok genç için adeta günün arka plan sesi oldu. Zamanla o ses gerçek bir arkadaş gibi gelmeye başlıyor. “Chatgpt” ve benzerlerini sürekli azarlayan halden, dertten anlamasını istercesineye kadar uzanan ilişki biçimi yanılsamasıyla hareket eden, olmayınca da darılan türdaşımız çok.
Aslında parasosyal kavramının geçmişi uzun. 1956’da iki sosyolog televizyonun sıkı takipçilerini incelerken izleyicilerin ekranlardaki insanlarla tek taraflı bir bağ kurduğunu fark etti. O dönem televizyon bu bağın kaynağıydı. Bugün ise TikTok, YouTube ve canlı yayın platformları bu bağı çok daha hızlı ve yoğun bir hale getirdi. Bir videoda bizi güldüren birinin sonraki videoda yine karşımıza çıkması o kişiyi hayatımızın küçük bir parçası gibi hissettiriyor.
Cambridge ekibi bu kelimeyi sözlüğe alırken aslında yeni bir küresel alışkanlığı tanımlayarak kayıt altına altı. Parasosyal artık sadece akademik bir terim değil. Parasosyal, dijital çağda hepimizin içine sinmiş sessiz bir yakınlık türünün adı. Ekranlar değişti, insanlar değişti, iletişim değişti. Bu kelime de tam bu değişimin üstüne cuk oturdu.