Home YaşamDuygusal Gözetleme Çağına Hoşgeldiniz

Duygusal Gözetleme Çağına Hoşgeldiniz

Duygusal Gözetleme Çağına Hoşgeldiniz

by Diji Hal

Veriminiz artık yetmiyor. Şirketler artık yapay zeka ile çalışanların yüz ifadelerini, ses tonunu ve mesaj yazım alışkanlıklarını gerçek zamanlı analiz ediyor.

Duygu yapay zekası pazarı hızla büyürken,çalışan izleme yazılımları artık sadece tuşlara vuruşları değil, toplantılardaki mimikleri bile kaydediyor, çağrı merkezi çalışanlarının ses tonunu analiz ediyor, büyük fast food zincirlerinin paketçi personelinin samimiyetini puanlıyor.


Neden Önemli Bir Kırılma Noktası?
Yapılan analizlere göre, hatalı bir sistemden bile daha tehlikelisi, duyguları gerçekten okuyabilen bir sistem. Çünkü o zaman çalışanın görevi sadece işini yapmak değil, algoritmaya karşı sürekli “mutlu görünmek” olacak.
Dolayısıyla bu konu tek başına bir teknoloji haberi değil, küresel güç mücadelesinin, düzenleyici rekabetinin ve işçi-sermaye dengesinin yeniden şekillendiği bir kırılma noktası.

Duygusal Egemenliğe ne olur?
Devletlerin, şirketlerin ve algoritmik sistemlerin bireyin iç dünyasını veri olarak kodlamaya başlaması, Batı geleneğindeki özerklik anlayışını da sarsmış durumda.Duygu verilerinin stratejik bir varlık haline gelmesinin de geleceğe yönelik bazı riskler taşıyabileceği konuşuluyor.
Bu veri birikimini yapan şirketler veya devletler bir gün işe alım kararlarından kredi notlarına, sosyal güvenlik haklarından siyasi katılıma kadar her alanda kullanılmaya başlarsa, 2026’da “çalışan gözetimi” diye başlayan bu tartışmanın, 2030’larda çok daha büyük bir meselenin küçük bir başlangıcı olması da ihtimaller dahilinde görünüyor.
Black Mirror dizisinde 2016 yılında yayınlanan“Nosedive” bölümünde bize tüm bunların ilk sinyallerinin verilmiş olmasını düşünmeden de edemedik.

Related Videos

Leave a Comment

-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00