21 Mart sadece bir tarih değil, her medeniyetin başka bir anlam yüklediği
bir eşik. Ekinokslarda gece ve gündüz eşitlenip, aydınlık ve karanlık bir günlüğüne dengedeyken insanlar bunu sadece bir gökyüzü olayı olarak açıklamaz, ona yeniden doğuş, arınma ve başlangıç gibi farklı anlamlar yüklerler.

21 Mart yılın başlangıcıdır.
Nevruz gibi…
Ateşin temizleyici ve arındırıcı gücüne inanan medeniyetler bu ritüelle geçen yılın negatifliklerinden arınarak, yeniye pürüzsüz bir geçiş yaptığına inanır.
Antik dünyada bu denge, Persephone’nin hikayesine dönüşür. Yeraltı tanrısı Hades
Persephone’yi yeraltına götürdüğünde annesi Demeter toprağı kurutur dünyaya kışı getirir.
Persephone her geri döndüğünde ise toprak yeniden canlanır ve bahar başlar.

Bazı medeniyetler bu günü kozmik bir işaret olarak yorumladığından, yapıları ekinoksa göre inşa etmiştir. Örneğin Meksika’daki Maya tapınağı Chichen Itza 21 Mart’ta bir yılan gölgesi oluşturacak şekilde inşa edilmişken, İngiltere’deki antik güneş tapınağı Stonehenge’de belirli taş bloklara hizalanarak vuran güneş muhteşem bir görsel şölene dönüşür.

Ekinoks sadece gökyüzünde gerçekleşen bir denge değil, insanın kendi içinde de yakalayabileceği bir eşiktir.
Her döngü bize yeniden başlama şansı tanır. Eskiyi tutmak yerine hafiflemeyi, yüklerden arınmayı ve yeniyi karşılamayı seçerek biz de kendi içimizde bir bahar başlatabiliriz.