Kıbrıs konusuna dair yeni siyasi denklem, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında liderlerin verdiği mesajlarla belirginleşmeye başladı. Tufan Erhürman’ın yüzde 62,76 oyla Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk resmi yurt dışı ziyaretini Ankara’ya yapması, devlet geleneğini sürdürdü. Bu ziyaret Erhürman’ın yeni döneme nasıl baktığını ve Türkiye’nin bu döneme hangi çerçeveden yaklaştığını gösteren işaretler sundu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında Kıbrıs meselesinin köklerine doğrudan işaret etti. Erdoğan’a göre krizin bugüne taşınmasının temel nedeni Rum yönetiminin 1963’te ortaklık devletini silah zoruyla ele geçirmesi oldu. Erdoğan bu kopuşun ardından Kıbrıs Türk halkının kendi kurumlarıyla verdiği varoluş mücadelesinin görmezden gelindiğini söyledi. Erdoğan uluslararası tutumun Rum yönetimine yıllarca rehavet sağladığını ve bu rehavetin Kıbrıs Türk halkını siyasi ve ekonomik tecride iten bir sonuç yarattığını ifade etti. Erdoğan verilen sözlerin karşılık bulmamasının Kıbrıs Türk halkının hak arayışını zorlaştırdığını söyledi.
Erdoğan çözüm modeli konusunda da net bir değerlendirme sundu. Erdoğan’a göre en gerçekçi yol Ada’da iki devletin yan yana var olduğu düzen. Erdoğan iki halkın barış, güven ve refah içinde yaşayabileceği yapının bu modelle mümkün olduğunu söyledi. Erdoğan eski yöntemlerin sonuç üretmediğini vurgularken “Dünün güneşi ile bugünün çamaşırı kurutulmaz” sözünü kullanarak diplomatik ezberlerin yeni dönemde işlev taşımadığını aktardı. Erdoğan Türkiye’nin sonuç odaklı ve insancıl yaklaşımını sürdüreceğini söyledi. İzolasyonların hafiflemesi ve Kıbrıs Türk halkının günlük hayatının kolaylaşması için yürütülen projelerin devam edeceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erhürman ise kendi yaklaşımını siyasi eşitlik ekseninde ortaya koydu. Erhürman federasyon kelimesini kullanmadan federasyon parametrelerinin merkezinde duran siyasi eşitliği vurguladı. Erhürman Kıbrıs Türk halkının Ada’nın iki eşit kurucu unsurundan biri olduğunu söyledi. Erhürman güvenliğin hukuki zemini için garanti sistemini işaret etti. Erhürman müzakerelerin uluslararası alanda sonuç üretmesi gerektiğini söyledi. Erhürman’ın mesajları ortaklık düzeninin güncellenmesi yönünde diplomatik ve kontrollü bir açılım sundu.
Bu iki yaklaşımın farkı çözüm mimarisinde ortaya çıktı. Erdoğan sahadaki fiili yapıya dayanarak iki devletli düzeni uygulanabilir tek yol olarak konumlandırdı. Erhürman siyasi eşitlik temelinde ortaklık düzenine geri dönüşü hedefleyen bir yöntem sundu. Erdoğan’ın yaklaşımı mevcut uluslararası iklimin getirdiği sınırlara dayanırken Erhürman’ın yaklaşımı konvansiyonel müzakere sistematiğini yeniden canlandırmayı amaçladı. Her iki lider Kıbrıs Türk halkının iradesinin görünür olması gerektiği konusunda ortaklaştı. Her iki lider güvenlik yapısının Türkiye ile sağlanması gerektiği yönünde paralel bir çizgi sundu. Her iki lider Rum yönetiminin siyasi irade eksikliği tavrının çözümü engellediğini söyledi.
Külliye’de yapılan açıklamalar Kıbrıs meselesinde yeni bir dönemin sınırlarını gösteren işaretler ortaya koydu. Bu dönem uluslararası dengelerin hızla değiştiği bir dönem. Bu dönem sahadaki gerçeklerin siyasi kararları daha fazla belirlediği bir dönem. Bu dönem teorik tartışmaların geriye düştüğü bir dönem. Artık temel soru hangi çözümün kağıt üzerinde doğru olduğu sorusu değil. Artık temel soru hangi çözümün uygulanabilir olduğu sorusu. Ankara ile Lefkoşa arasında şekillenmeye başlayan bu denklem Kıbrıs konusunun önümüzdeki sürecine yön verecek bir çerçeve oluşturuyor.