İş hayatında, toplantılarda, röportajlarda ya da gündelik sohbetlerde bazı sorular çoğunlukla sadece kadınlara yöneltiliyor.
“Çocuk düşünmüyor musun?”
Kadın çalışanlara sık sorulan bu soru, kadınların kariyer planlarının çoğu zaman
gelecekteki olası annelik üzerinden sorgulandığının bir göstergesiyken,aynı soru erkeklere neredeyse hiç sorulmuyor.
“Bu kadar yoğun iş temposunu aileyle nasıl dengeleyeceksin?”
Kadınların işe alım veya terfi süreçleri aile sorumlulukları üzerinden de değerlendirilirken, erkeklerin kariyeri çoğunlukla sadece performans üzerinden konuşuluyor.
“Bu pozisyon senin için
çok katı/sert değil mi?”
Kadın yöneticilerden çoğu zaman beklenen güçlü olması ama sert olmaması, kararlı davranması ama fazla agresif görünmemesi.
Erkekler için böyle bir konu ise yok.
“Bunu nasıl başardın?”
Başarı cinsiyetsiz ve doğal bir sonuç olmasına rağmen, çoğu zaman kadınlarda istisna gibi görülebiliyor ve sorgulanabiliyor.Erkeklerin başarısı ise çoğu zaman normal ve beklenen bir durum olarak kabul ediliyor.
Önemsiz gibi görülen bu sorular kalıcı bir algıya sebep olabiliyor ve fırsat eşitliğini etkileyen kalıplar oluşturabiliyor..
Kadınlara farklı sorular sormayı ne zaman bırakacağız?
Belki de eşitlikten gerçekten söz edebileceğimiz gün,kadınlara farklı sorular sormayı bıraktığımız gün olacak.