Hep yetişmek zorunda mıyız? Koşuşturma Kültürü Sendromu

Sürekli meşgul olmak…
Gerçekten yaşamak mı?

Sürekli çalışmak,üretmek, yetişmek,meşgul olmak, ilerlemek,daha yukarıya çıkmak
modern yaşamın görünmez beklentileri haline geldi.
 
Dinlenmek artık ihtiyaçtan çok bir lüks gibi algılandıkça, boş zaman geçirmeyi zaman kaybı olarak empoze eden zihniyetin bir etkisi olarak meydana gelen fiziksel ve psikolojik çöküşe “Koşuşturma Kültürü Sendromu” (Hustle Culture Sydrome) deniliyor. Dinlenirken huzur yerine suçluluk hissediyorsan, boş zamanın bile bir şeyler yapman gereken anlar gibi geliyorsa,zihnin hiç kapatma moduna geçemiyorsa bu sendromdan muzdarip olabilirsin.

Neden bu sendromu yaşarız?

Çünkü bize uzun zamandır
Durursan geri kalırsın,
Yavaşlarsan kaybedersin dediler.

 
Halbuki insan bir makine değildir, tempoyla değil ritimle çalışır.
Ve belki de bu tempo sana ait değil.
Başkasının temposuna ayak uydurmak için tükenmeye neden razıyız?
Unutmamak gerekir ki bazen ilerlemek, yavaşlamayı göze alabilmekle başlar.
Bazı koşuşturmaların en sonunda hiç bir yere vardırmayacağını çok geç olmadan
Anlamak değerlidir.
 
Çünkü iyi yaşamak,
sürekli hızlanmak değil,
kendi temponu bulabilmektir.

Related posts

Farkında olmadan nasıl mitoloji konuşuyoruz?

Eve Giden Yolu Kaybetmek: Modern İnsanın Odysseası

Bir zihin kusuru olarak Halo Etkisi