Siyasi yelpazenin hemen hemen tüm tarafları tarafından siyasal bir metafor olarak kullanılan “Sihirli değneğimiz yok” söyleminin hem gerçekçi bir yanı, hem de başka bir işlevi var : Beklentiyi yönetmek

“Her şeyi değiştireceğiz” demek yerine, “Her şeyi bir anda değiştiremeyiz” demek bir taraftan vaad yaratırken diğer taraftan da değişimin sonuçlarına ilişkin beklentinin sınırlarını çizer.
Seçim öncesinde yüksek bir değişim beklentisi yaratılırken, seçim sonrasında ortaya çıkabilecek sonuçların tamamı aynı ölçüde siyasi sorumluluğa dönüşmesin diye “sihirli değnek yok” hatırlatması devreye sokulur.
Bu elbette politikacıların iletişimi açısından kabul edilebilir, içinde bulunduğumuz belirsizlik çağı içinde de anlaşılır bir tutumdur.
Konu, bu söylemin gerçekçi olup olmadığından çok bu ifadenin bir gerçekçilik ifadesi mi yoksa gelecekteki hayal kırıklıklarının önceden yönetilmesi mi olduğudur.

Bu söylem muhalefet ile iktidar arasındaki en temel farkı da görünür kılar demek çok yanlış olmayacaktır.
Muhalefetteyken sorunların çözülmemesinin sorumluluğu iktidara aittir.
İktidara gelindiğinde ise aynı sorunlar artık yönetilmesi gereken gerçekliğe dönüşür.
Ve böylece bir zamanlar değişim vaadinin yanında duran “sihirli değnek”, iktidar sonrasında beklentilerin sınırlarını açıklayan bir metafora dönüşebilir.
Dolayısıyla herkes için ve beklentilere cevap verecek ana soru elde sihirli değnek yok ise, değişim için hangi somut araçların olduğudur. Beklentiyi düşürmek beklentiyi yönetmek olabilir ancak bu tek başına bir değişim politikası olarak tanımlanması pek de mümkün değil.