351
İnsan evladı, şartlar ne kadar kötü olursa olsun içgüdüsel bir refleks olarak umuda meyilli gibi durur.
Bizim kültürümüz de bu eğilimi besler.
“Her olmayan işte bir hayır vardır”
“Umut en son ölür” der devam ederiz.
Bazen bu sözler, kabullenmeyi, akışa bırakmayı ve yeniden denemeyi kolaylaştırır.
Ama bazen de, “Bir gün düzelecek” umudu, hiçbir şey yapmamaya dönüşür, umut bazen insanın çektiği eziyeti de uzatır.
Esas Soru: Sürekli umut etmek direnci mi artırır?

Yoksa eylemsizliği mi besler?
Umutsuzlukla umut etmekten vazgeçmemek aynı şey değildir.
Belki de bazı anlarda umut etmeyi bırakmak, her şeyin dibe vurduğunu kabul etmek yeniden düşünmenin ve sıfırdan yaratmanın tek yoludur.
