Kendimizi sürekli yeniden icat etmek zorunda mıyız?
Sabah iş yerinizde başka, öğleden sonra Instagram’da başka bir hayat yayınlıyorsunuz. Akşam evde (yalnızken) ise bambaşka bir sessizliğe bürünüyorsunuz.
Bu üç kişiden hangisi gerçek? Hepsi mi? Hiçbiri mi?
Dönüşüm Baskısı
Her yıl Ocak ayında milyonlarca insan aynı karara yoğunlaşıp ‘Bu yıl değişeceğim’ diyor.Spor salonları dolduruyor, gelişim kitapları alıyor, daha fazla podcast dinliyor.
Ancak Mart’a gelindiğinde çoğu şey eskiye dönerken suçluluk duygusu yerinde kalıyor.
Neden mi? Çünkü kişisel gelişim endüstrisinin bize verdiği net bir mesaj var “Olduğunuz kişi yeterli değil. Daha iyi bir versiyon mevcut… ve satın alınabilir”
“Özgünlük Paradoksu”
Sosyal medyada her platform özgünlük istiyor. LinkedIn kırılgan hikayelere bayılırken, Instagram bazen neredeyse saçmalık olarak görünen gerçek anlar istiyor.
Ama düşünün,birisi size sürekli ‘kendin ol’ diyorsa, zaten kendiniz olmadığınızı ima etmiyor mu?
Ne kadar sahici görünmeye çalışırsak, o kadar kurgulanmış hissettirebiliyoruz çünkü aslında sahicilik izlenmek için değil, yaşanmak için değil midir?
Değişmek Doğal.
Zorlanmak İse Başka Bir Şey.
Heraklitos haksız değildi. Her şey akıyor, değişiyor, dönüşüyor ve siz de elbette beş yıl önceki siz değilsiniz.
Öte yandan, değişmek ile değişmeye zorlanmak arasında büyük bir fark var. Birincisi içten gelip zamanla olurken, dışarıdan dayatılan ikincisi , acelecidir ve sizi kendinizden uzaklaştırma ihtimali yüksektir.
Sabit bir çıpaya sahip olmak yani değerlerinizi, sesinizi, duruşunuzu koruyabilmek aslında bu çağda bir zayıflık değil, hatta tam tersi sessiz ama derin bir güç.
Kalmayı Seçmek
Herkes dönüşürken yerinde durmak da bir eylem değil midir?
Bahsettiğimiz şey elbette değişmemek değil, kim olduğunuzu bilmek ve buna sadık kalmak,tutarlı olmak.Yani her yeni trende koşmadan, her eleştiriye göre şekil değiştirmeden, her platformun istediği versiyona dönüşmeden kendiniz olmak.
Bu, kolaymış gibi görünüyor. Ama deneyin. Çevreniz sürekli ‘gelişmeni’ beklerken, sakin kalmak aslında en zor işlerden biri olabilir.
“Kendinden uzaklaşmadan büyümek mümkün. Ama önce kendinin nerede olduğunu bilmek gerek.”