Günümüz dijital dünyasında insan dikkati, ölçülen, analiz edilen ve satılan bir kaynak. Dolayısıyla “Dikkat Ekonomisi” yalnızca bir iş modeli değil, etik, politik ve toplumsal sonuçları olan bir sorun olarak değerlendiriliyor çünkü bu modelde kullanıcılar hizmetin müşterisi değil, bizzat ürünün kendisi.
Nasıl çalışır?
Teknoloji platformları kullanıcıların davranışlarını izler, tercihlerini analiz eder, dikkatlerini maksimum süreyle platformda tutacak içerikleri tepside önümüze koyar.Bu bilgi, birkaç büyük teknoloji şirketinin kontrolünde olduğundan bu alandaki ekonomik güç kolayca politik etkiye dönüşebilmekte.
Sistemin temel motivasyonu Algoritmalar
Çünkü algoritmalar doğruluk, kalite veya kamusal fayda yerine etkileşimi maksimize etmeye odaklanır.
Tam da bu sebeple, öfke, korku ve sansasyon içeren içerikler daha fazla görünürlük kazanır. Kullanıcıların dikkatleri manipüle edilirken, düşünme süreçleri yüzeyselleşir.Artık duygular gerçekliğin önüne geçmiştir.
Bu sırada beynimize ne olur?
Derin düşünme becerimiz zayıflar
Dikkat/odaklanma süremiz kısalır
Tahammülümüz azalır
Bu sırada demokrasimize ne olur?
Ortak gerçeklik algısı çözülür
Kutuplaşma artar
Toplumsal güven zayıflar
Demokratik uzlaşı zorlaşır
Algoritmaların yönlendirmesiyle politik tartışma yüzeyselleşir, gerçeklik çarpıtılır
İnsan da çoğu zaman bilinçli rızası olmadan yönlendirilen bir metaya dönüşür.
Bu dönüşüm de bireysel özgürlük açısından da ciddi bir sorun olarak değerlendirilmeye başladı bile. Bu nedenle dikkat ekonomisinin demokratik yapıyı zayıflatan ve toplumun gerçeklikle kurduğu bağı sarsan bir güç haline geldiğinin farkında olmak önemlidir.