Kültürel miras ve moda: Sürdürülebilir bir buluşma…

24 yaşındaki Talia Sungur, Fashion Heritage Network Cyprus’ta halkla ilişkiler sorumlusu. Organizasyona 3 yıl önce katılmış. Daha önce de ara bölgede Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in düzenlediği çeşitli etkinliklerde görev almış. Sürdürülebilirlik üzerine çalışmalarda bulunuyor.

Fashion Heritage Network Cyprus nasıl ortaya çıktı?

Başka bir proje olarak başlamıştı, kurucumuz Christino Gnioti tarafından kuruldu. Organizasyon ilk olarak Royal Community Sociality’nin fonuyla kurulmuştu. Bir sene sonrasında da bir brandinge girdi ve ismi değişti. Şu an Fashion Heritage Network Cyprus oldu. Genel olarak iki toplumlu çalışmaları, gençleri, moda tasarımcılarını, artistleri güçlendirmek, olanaklar sunmak üzerine çalışmalarda bsulunuyor. Özellikle de Kıbrıs Kültürü’nü unutturmamak için kuruldu.

FHNC’nin ana hedefini birkaç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?

Net olarak dört hedefimiz var. Gençleri güçlendirmek, inovasyon, Kıbrıs kültürünü güçlendirmek ve günümüze geri getirmek ve sürdürülebilir yaşam tarzını desteklemek.

İki toplumlu yapı çalışmalarınıza nasıl bir dinamizm katıyor?

Her ne kadar aynı adada aynı toplumda olsa da kültür farklılıkları var, bu çok şey katıyor. Birbirimizi bilgilendirmek tartışmak bizi çok güçlendiriyor ve katkı sağlıyor.

Sürdürülebilir tasarım anlayışını benimsemek neden bu kadar önemli hale geldi?

Moda endüstrisi çok bilinmez ama üçüncü endüstrilerden birisi. Fast Fashion dediğimiz kavram hızlı bir tüketime sebep oluyor. Üçüncü kirleten endüstrilerden birisi oldu. Çevrenin değişmesiyle buna daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Ekstra birşey harcamak yerine olan şeylerimizi kullanmak gerekiyor. Günümüzdeki üreticiler bunu isteyerek yapmıyor, tamamen marketing olarak bakıyor. Sadece labellarına sürdürülebilir materyallerden yapıldığına dair bilgiler koyuyor. Artık daha bilinçli olmaları gerekiyor, fast fashionla uğraşan şirketlerin daha çok kar amacı oldukları için iyi şeyler yapıyoruz diyorlar ama bunu yaparken çocuk işçi çalıştırabiliyorlar, yüzde yüz pamuk kullanmıyorlar mesela. Yüzde 98 derler ama o yüzde 2 bile çok büyük zarar verir çevreye.

Kıbrıs’ın zengin kültürel geçmişi ve çok katmanlı kimliği, modaya nasıl ilham veriyor? Bu mirasın korunması neden değerlidir?

Kıbrıs kültür açısından çok zengin bir yapıya sahip. Lüzinyanlar, İtalyanlar, Osmanlılar vardı. Bir sürü kültür ve devletten bireyler katarak günümüze ulaştı. O yüzden günümüzdeki moda kavramlarına çok etkisi var. Lefkara işi mesela şu anda Kıbrıs kültürüne çok etki ediyor. Bizi çok fazla anlattığını düşünüyorum. Kıbrıs kültüründe her zaman yırtılan parçayı dikerek başka parçayla birleştirme, sürdürülebilirlik kavramı eskiden beri vardı. Bizim organizasyonumuzda da bir mottomuz var. Kıbrıs’ta eski insanlar sürdürülebilir bir yaşam sürüyorsa biz neden bunu yapmayalım? Baktığımda annemlerde, nenemlerde de bu vardı. Eski bir parçayı kumaşı yeni birşeye dönüştürürlerdi, parçaya değer verirlerdi. Günümüzdeki gençlerde bu yok, giydiklerini bir daha giymiyorlar.

Kıbrıs moda mirasını diğer Akdeniz ülkelerinden ayıran özellik nedir?

En büyük özellik aslında hep farklı toplumlardan karışarak oluştu Kıbrıs Kültürü. Çok fazla kültür bir araya gelerek oluştu. Rum tarafında baktığınızda başka birdeyse bizim taraftaki bir köyde başka birşeydir. Aynı teknikten çıkıyor ama bu kültür karmaşasından çok fraklı ve daha zengin parçalar ortaya çıktı. En fazla ayıran özellik bu olabilir.

Geleneksel el sanatlarını modern tasarımlarla harmanlamak sürecinde ne gibi zorluklar var?

En fazla karşılaştığımız zorluk, benim gibi gençlere kültürümüzdeki parçaların aslında yok olmaması gerektiği, değerli olduklarını benimsetmektir. Çoğu insan artık bu parçalar günümüzde olmamalı diye gereksiz görüyor. Ama bu bizim Kıbrıs kültürünü yaşatmamız gerektiğini gösterir. En küçüğünden köye gidip hayatı görmek büyüklerimiz için değerli ama bizim jenerasyonumuza göre bunlar sıkıcı geliyor, olmasa da olur diye bakıyorlar, internetten bakıyorlar orda olmasını istedikleri şey aslında Kıbrıs’ta var ama bunu görmüyorlar. Mesela sele seste tekniklerini kolye olarak kullanmak, onlara değer verdiğimizi gösterir.

Sıfır atık yaklaşımı tasarım sürecinize nasıl yansıyor?

İlk düşüncelerimizden birisi buydu. Sıfır atığı desteklemek. Avrupa’ya gittiğimizde sürdürülebilir kumaş bulmak çok daha kolay ama Kıbrıs’ta bulmak çok zor. Bu sefer tasarımcılar atık olacak, kullanılmayacak kumaşları kullanmaya çalışırlar. Mor kumaş almak yerine doğal boya teknikleriyle beyaz kumaşı o renge çevirecek workshoplar verdik tasarımcılara. Bir şey yırtıldıysa bunları paching tekniğiyle yenilemekle ilgili kurslar verdik. Ama zorlu bir süreç. Kıbrıs kültürünü benimsemek ve yavaş tüketici olmak istiyorsak bir şeklide bir yerlerden kısıp onlara önem vermemiz gerekiyor. Bu yüzden tasarımcılara bunları göstermeye çalışıyoruz. Her zaman sıfır atık olacak diyemem çünkü bunu Kıbrıs’ta yapmak çok zor.

Kıbrıs moda geleneğinde geçmişten gelen hangi sürdürülebilirlik tekniklerini yeniden hayata geçiriyorsunuz?

Birçok teknik var ama en çok kullanılanları baştan dikme, baştan kullanma, doğal boya tekniği. Kıbrıs’ta bu kadar yaygın olduğunu bilmiyordum. Özellikle bu üçünü çok fazla kullanıyoruz ama birsürü teknik var.

Modern teknolojiler projelerinize nasıl entegre ediliyor?

Benim çevremde kullanan yok diyebilirim. Çünkü çoğu kendi el emeğiyle yapmak istiyor çünkü bu Kıbrıs kültüründe çok değerli. Çoğu kişi ona odaklanmayı tercih eder. O parçayı verdiği kişi daha değerli hissetsin. Her parça kişiye özel yapılmış gibi olur. Çünkü fabrikadaki gibi seri üretim olmaz. Ama mesela tasarımcalırımzdan birisi print tekniğiyle yapar bunu, o infazla kullanılan teknolojidir. Fırsatı varsa yurt dışından alınmış sıfır atık parçayla yapar.

Moda endüstrisinin çevreye olan etkisini azaltmak için bireyler olarak neler yapabiliriz?

Ucuz diye birşeye yönelmek yerine daha fazla vererek daha kaliteli bir ürün alibiliriz. Fast fashion bir şey giydiğiniz zaman bunu herkes kullanıyor, kendinizi değerli hissetmezsiniz. Şu an çok kullanılıyor, slow fashion almak da pahalı olduğu için uzun sürece baktığımızda bunun çok daha değerli bir katkısı var. Ben vücuduma hem sağlıklı birşey değmesini hem de beni özel hissettirmesini isterim. Etrafımdaki arkadaşlarıma da bunu söylemeye, anlatmaya çalışırım. Adamızda bir çok modacı zanaatkar var. Çünkü bilirim ki zordur Kıbrıs’ta bir modacı olarak geçinmek.

FHNC’nin genç tasarımcılara sunduğu fırsatlar nelerdir?

Yurt dışında çok organizasyon oluyor ve onları buralara göndermeye çalışıyoruz, Bir sürü workshop sunmaya çalışıyoruz, bazı teknikleri öğretmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde yurt dışında etkinliklere göndermeye çalışıyoruz. Kıbrıs içinde de isimlerini duyurmanın önemli olduğu kadar kendilerini finans etmeleri için yurt dışına da göndermeye çalışıyoruz. İngiltere’de çok fazla networkumuz var ve ağırlıklı olarak oraya gönderiyoruz.

Barış inşası yönüyle sanat ve modayı bir araya getirmek topulma nasıl katkı sağlıyor?

Birşey farketmeden Kıbrıs kültürünü yaşatmaya çalıştığımız için dini ve toplumsal farklılıklarımız göze batmıyor. Bu yüzden daha değerli ve önemli ilişkilerin yaşanmasına sebep oluyor. Bu farklılıkları görmeden Kıbrıs kültürüne yönelik birşeyler yapmaya çalıştığımız için iyi işler çıkıyor.

Yerel halkın ve kurumların projelerinize ilgisi nasıl?

İki toplumlu organizasyonlara çok fazla ilgi var. Bugüne kadar hiç rastlamadım destek istediğimizde hayır cevabını almadım. Demek ki bir sürü insan Kıbrıs kültürü ve sürdürülebilirlik için bir değer taşıyor. Bu güzel bir hissiyat.

Related posts

Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatlarında kim neden ne giydi?

Arşiv modası neden bu kadar gündemde?

Bu ‘Hâl’ hangi hikayenin başlangıcı?